<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Maras-Gazze Omuz Omuza &#187; izzet</title>
	<atom:link href="http://www.maras-gazze.com/palestine/tag/izzet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.maras-gazze.com/palestine</link>
	<description>"Maraşın Savunması Gazze den Başlıyor"</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Sep 2011 22:09:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İsrail, Hukuksuz Gözaltıyı Yine Uzattı</title>
		<link>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/05/14/israil-hukuksuz-gozaltiyi-yine-uzatti/</link>
		<comments>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/05/14/israil-hukuksuz-gozaltiyi-yine-uzatti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 13:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ambargo]]></category>
		<category><![CDATA[Direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Toprakları]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Yanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Gazzede Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Kardeş Maraş]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım Kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlık Dramı]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Cihad]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrailiyat]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuksuz]]></category>
		<category><![CDATA[ihh]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[israil askerleri]]></category>
		<category><![CDATA[izzet]]></category>
		<category><![CDATA[şahin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maras-gazze.com/palestine/?p=2433</guid>
		<description><![CDATA[



İsrail, Hukuksuz Gözaltıyı Yine  Uzattı



[ 					13/05/2010 - 04:37 PM ]







İşgal devleti, İzzet Şahin&#8217;i 17  gündür hukuksuz bir şekilde hücrede tutuyor.






Filistin  Enformasyon Merkezi

İHH İnsani Yardım Vakfı Batı Şeria Temsilcisi Türk vatandaşı  İzzet Şahin’in gözaltı süresi 8 gün uzatıldı.
27 Nisan 2010 tarihinden beri gözaltında tutulan Şahin’in  üçüncü duruşması bugün İsrail askeri mahkemesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="100%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>İsrail, Hukuksuz Gözaltıyı Yine  Uzattı</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>[ 					13/05/2010 - 04:37 PM ]</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<div><img src="http://www.filistinhaber.com/tr/DataFiles%5CCache%5CTempImgs%5C2010%5C1%5Cfoto-arsiv_sahislar_diger_izzetSahin_300_0.JPG" alt="" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">İşgal devleti, İzzet Şahin&#8217;i 17  gündür hukuksuz bir şekilde hücrede tutuyor.</td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div>Filistin  Enformasyon Merkezi</div>
<p><!--Start Article Content--></p>
<p>İHH İnsani Yardım Vakfı Batı Şeria Temsilcisi Türk vatandaşı  İzzet Şahin’in gözaltı süresi 8 gün uzatıldı.</p>
<p>27 Nisan 2010 tarihinden beri gözaltında tutulan Şahin’in  üçüncü duruşması bugün İsrail askeri mahkemesi Salem Şumrun’da yapıldı.  Mahkeme duruşmayı 20 Mayıs 2010 tarihine erteledi.</p>
<p>Karara tepki gösteren Türk avukatlar Cihat Gökdemir ve Gülden  Sönmez, mahkemenin siyasi bir karar verdiğini söylediler. Avukatlar,  mahkemenin siyasi davranarak gözaltı süresini sürekli uzattığını  belittiler.</p>
<p><span id="more-2433"></span>Avukat Cihat Gökdemir, “Buradaki dava hukuki değil. İsrail  Genelkurmay İstihbaratı, Şahin’in serbest bırakılmaması için mahkemeye  baskı yapıyor. Türkiye, siyasi baskı yapmazsa Şahin’i serbest  bırakmayacaklar. Hukuki olarak yapabileceğimiz çok fazla bir şey  olmadığını anladık” dedi.</p>
<p>Şahin’in durumunu yerinde görmek için Kudüs’e giden Türk  avukatlar Cihat Gökdemir ve Gülden Sönmez, İzzet Şahin’in durumu  hakkında da bilgi verdiler.</p>
<p>Şahin’in mahkûm olmamasına rağmen 17 gündür 4,5 m2lik bir  hücrede tutulduğunu belirten Gökdemir, “Şahin’in elleri ve gözleri  sürekli bağlı, ayaklarına zincir bağlamışlar. Şahin’i duvarları sorunlu,  yaslanılmayacak şekilde, içerisinde yatağı olmayan, 4,5 m2lik bir  hücrede tutuyorlar.</p>
<p>Türkiye’de bir insanı hücreye atmak için cezaevinde ağır bir  disiplin suçu işlemesi lazım. Öyle bir durumda da mahkûmu ancak 7 gün  hücrede tutabilirsiniz. İsrail’in yaptığı uluslar arası insan hakları  hukukuna aykırı bir uygulama” diye konuştu.</p>
<p>Şahin’in karşısında Türk avukatları görünce moral bulduğunu  ifade eden Gökdemir, “İsrail güvenlik güçleri, İzzet Şahin’i gözaltına  aldıklarında ilk otuz saat bırakın yemeği bir bardak su bile  vermemişler. Şahin’i ziyaret ettiğimizde moral motivasyon buldu. Biraz  kendini toparladı” dedi.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/05/14/israil-hukuksuz-gozaltiyi-yine-uzatti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzzet ve Şalid (Çok Önemli Lütfen Okuyalım)</title>
		<link>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/05/13/izzet-ve-salid/</link>
		<comments>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/05/13/izzet-ve-salid/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 16:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Barışın Teminatı]]></category>
		<category><![CDATA[Boykot]]></category>
		<category><![CDATA[Direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Toprakları]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Yanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım Kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlık Dramı]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrailiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Gilad Şalid]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[hizbullah]]></category>
		<category><![CDATA[ihh]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[israil güvenlik güçleri]]></category>
		<category><![CDATA[izzet]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[şalit]]></category>
		<category><![CDATA[türk vatandaşı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maras-gazze.com/palestine/?p=2428</guid>
		<description><![CDATA[



İzzet ve Şalid



[ 					12/05/2010 - 02:18 PM ]








  Ali Şahin / Timeturk  
İşte “O An” diye geçti aklımdan…İşte “O An”!.. İHH İnsani  Yardım Programı çerçevesinde Filistin’de bulunan  İHH  personeli İzzet  Şahin’in Beytüllahim civarında İsrail güvenlik güçleri tarafından  gözaltına alındığını duyunca işte dedim kendi kendime; “Türkiye’nin bir  süredir izlediği İsrail [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="100%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>İzzet ve Şalid</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>[ 					12/05/2010 - 02:18 PM ]</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<div><img src="http://www.filistinhaber.com/tr/DataFiles%5CCache%5CTempImgs%5C2010%5C1%5Cfoto-arsiv_sahislar_diger_AliSahin-timeturk1_300_0.jpg" alt="" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td><!--Start Article Content--></p>
<p><strong> <em> Ali Şahin / Timeturk </em> </strong></p>
<p>İşte “O An” diye geçti aklımdan…İşte “O An”!.. İHH İnsani  Yardım Programı çerçevesinde Filistin’de bulunan  İHH  personeli İzzet  Şahin’in Beytüllahim civarında İsrail güvenlik güçleri tarafından  gözaltına alındığını duyunca işte dedim kendi kendime; “Türkiye’nin bir  süredir izlediği İsrail politikalarının Ortadoğu’ da Türkiye’ye mi  yoksa  İsrail’e mi yaradığını, Türkiye’nin İsrail üzerindeki yaptırım  gücü ve nüfuzu ölçebileceğim somut bir örnek.”</p>
<p>İzzet Şahin konusu sadece bugüne kadar iki ülkenin birbirine  karşı izlediği politikalarda kimin nerede olduğunu göstermesi açısından  değil, Türk vatandaşı olmanın dünya üzerindeki arzettiği kıymeti de  ölçmek adına önemli bir gösterge olacak. Uzun süredir Ak Parti Hükümeti  ve Dovutoğlu farkıyla izlenen milli dış politika ve özellikle Ortadoğu  politikalarını takdir ve heyecanla karşıladık. İzzet Şahin olayı Türk  Dış Politikası’nın bu anlamda eriştiği nüfuz ve yaptırım gücünü test  edebilmek açısından da önemli bir vaka mahiyetindedir.</p>
<p><span id="more-2428"></span>Hamas tarafından kaçırılan İsrail askeri Gilad Şalid için tüm  İsrail’in ayağa kalktığını hatırlıyorum. Ve Şalid uğruna Lübnan’a açılan  savaş ve katledilen binlerce kadın, çocuk ve sivil Arapları  düşünüyorum. Beyrut’un 75’li yıllardaki iç savaşı andırır biçimde yerle  bir edilip harabeye dönüşünü. Neydi bu savaşın amacı? Şalid’i geri almak  mı? Hayır asla! Bu savaşın amacı bir İsrail vatandaşının İsrail için  arzettiği değer ve önemi dünya kamuoyuna göstermekti.  İsrail  vatandaşına el uzatmanın bedelinin ne olacağını bir İslam başkentini  yerle bir ederek, ehlini katlederek İslam Âlemine ve dünya kamuoyuna  meydan okumaktı.</p>
<p>Sonra, Hizbullah ile İsrail arasındaki mübadeleyi  hatırlıyorum…Savaşta yaşamını yitirmiş İsrail askerlerinin kalıntılarına  karşı İsrail hapishanelerinden salıverilen yüzlerce Hizbullah  tutuklusu! Bu mübadelenin galibi de İsrail’di aslında. Dünya kamuoyuna  şu mesaj verildi; “Bizim birkaç askerimizin kalıntısı bile yüzlerce  canlı askerinizden değerlidir!”</p>
<p>Beğeniriz ya da beğenmeyiz ama bu örnekler İsrail  vatandaşlığının İsrail Devleti için asla tartışılmayacak, asla pazarlık  konusu yapılmayacak bir değer olduğunu duyurdu tüm dünyaya. İsrail  gücünü birazda bu değerden alıyor. Aksi halde 1948’den buyana ateş  hattında ve altında bir toplum yaratamazsınız.</p>
<p>Şimdi sıra bizde…Türk Pasaportu taşıyan İzzet Şahin için  İsrail’e savaş açmayacağız tabi. Türkiye gibi kadim bir küresel gücün  İzzet’in salıverilmesini sağlamak adına İsrail’e savaş ilan etmesine  gerek yok. Sadece buyruğun dahi yetmesi lazım.</p>
<p>Sanmayın ki, İzzet Şahin’in tutuklanması ve kendinden haber  alınamıyor olması sadece İHH Vakfı’na son dönemlerde Filistin’de  yürüttüğü insani yardım çabalarından dolayıdır. Ben öyle düşünmüyorum.  İzzet Şahin olayı son dönemlerde gerilen Türk-İsrail ilişkilerinde  görülen İsrail’in Türkiye’ye yeni bir meydan okuyuşudur aynı zamanda.</p>
<p>İzzet Şahin’in tutukluluk hali 2 haftadan bu yana devam  ediyor. Türkiye tarafından bu noktada çok somut adımların henüz  atılamamış olması üzüntü vericidir. Zaman geçtikçe İsrail bu noktada  hedefine ulaşıyor. Bir Türk vatandaşına sahip çıkılması için haftalarca  beklemek Türk Dış Politikası’nın son dönemlerde kazandığını sandığımız  yaptırım gücüyle çelişiyor. Ben bu gecikmişliğe rağmen Türk Dış  İşleri’nin bu işin üstesinden de yüz akıyla ve daha da güçlenerek  çıkacağından eminim. Ama daha fazla gecikmemeliyiz…</p>
<p>Son olarak değinmek istediğim diğer bir husus ise medyamızın  İzzet Şahin olayında sergileyemediği tutum. Vatandaşlık onuru sadece  Türk Silahlı Kuvvetleri ya da Türk Hükümeti tarafından korunacak bir  onur değildir. Bu onur, basınıyla, sivil toplum örgütleriyle, özel  sektör kuruluşlarıyla herkesin bir bütün halinde koruması gerek bir  onurdur. Gilad Şalid’in esareti karşında İsrail medyasının sergilediği  tutumun kaçta kaçını medyamız İzzet Şahin için sergiledi acaba?</p>
<p>Güçlü bir millet olmak sadece güçlü bir orduya ve devlete  sahip olmakla olmuyor&#8230; Ortak değerlerimize, kimliğimize, vatandaşlık  onurumuza girişilen saldırılara verdiğimiz ortak ve topyekun tepkiyle  güçlü bir millet ve devlet olabiliriz.</p>
<p>İzzet Şahin Türk Milletinin bir vatandaşlık onuru haline  gelmiştir… Şimdi hepimiz test ediliyoruz…İzzet ve Şalid arasındaki farkı  hep birlikte göreceğiz…</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/05/13/izzet-ve-salid/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Furkan Savaşı ve sonrası</title>
		<link>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/02/09/furkan-savasi-ve-sonrasi/</link>
		<comments>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/02/09/furkan-savasi-ve-sonrasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 07:55:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ambargo]]></category>
		<category><![CDATA[Direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Toprakları]]></category>
		<category><![CDATA[Fitne]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Yanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Gazzede Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Hamas]]></category>
		<category><![CDATA[Her Şey Gazze İçin]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlık Dramı]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Cihad]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrailiyat]]></category>
		<category><![CDATA[furkan savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[izzet]]></category>
		<category><![CDATA[muin naim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maras-gazze.com/palestine/?p=2286</guid>
		<description><![CDATA[Furkan Savaşı ve sonrası
M. Muin Naim / Gazze &#8211; Filistin 


(İtidal Yayınları için çeviren: Mehmed Sirac Direk)


Furkan Savaşı’ndan bahsederken kelimeler boğazımda  düğümleniyor. Acısıyla, sabrıyla ve zaferiyle yaşadığımız bir savaş.  Aramızda eğlenen, oynayan, gülen ve tebessüm eden ancak siyonist devlet  denen çağımızın tağutu ve firavunu tarafından kaybedilen sevdiğimiz  birçok kişinin ayrılık acısı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote dir="ltr"><p><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Furkan Savaşı ve sonrası</span></strong></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><em>M. Muin Naim / Gazze &#8211; Filistin </em></span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><em><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></em></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><em><span style="font-family: Verdana;">(İtidal Yayınları için çeviren: Mehmed Sirac Direk)</span></em></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><em><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></em></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Furkan Savaşı’ndan bahsederken kelimeler boğazımda  düğümleniyor. Acısıyla, sabrıyla ve zaferiyle yaşadığımız bir savaş.  Aramızda eğlenen, oynayan, gülen ve tebessüm eden ancak siyonist devlet  denen çağımızın tağutu ve firavunu tarafından kaybedilen sevdiğimiz  birçok kişinin ayrılık acısı. Dünyanın en etkili şer güçlerinden biri  tarafından sadece havadan yaklaşık bir milyon kg ağırlığında füze ve bir  o kadar da karadan ve denizden bombalanan daracık bir sahil şeridinde  yer alan Gazze halkıyla birlikte halkımıza ve bize acı veren bu çetin  felakete karşı sabrettik.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">23 gün devam eden bu savaş günlerinde bombalanan ve öldürülen  kişilerin haberini bekledik, acaba bir sonraki haberin konusu biz mi  olacağız diye sabrettik. Su, elektrik, yeterli gıda olmadan günlerce  direndik. Bu dava için ümmet bir tek adamın kalbinde birleşerek bu  savaşın zaferini yaşadık. Savaş ümmeti birleştirdi. Silahsız Gazze  halkının savaş uçaklarına, tanklara ve bombalara karşı Allah’a dua  silahıyla karşı koyduklarına şahit olduk.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Tüm anlamlarıyla furkan olan savaş</span></strong></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Bedir gibi furkandı, zira küçük bir topluluk gerçekten büyük  bir topluluğa karşı galip geldi. Siyonist devletin itiraflarına göre  savaşa katılan siyonist asker sayısı 30.000’in üzerindeydi. Bu  askerlerin geneli de sözüm ona hiç yenilmeyen ordunun en seçkin  bölümünden oluşuyordu. Buna mukabil mütevazı silahları ve basit  teknolojik imkânlarıyla dinleri, toprakları ve namusları için savaşan  rahmanın askerlerinin sayısı ise 500’ü geçmiyordu. Allah’ın yardımıyla  zafer onların oldu.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Bedir gibi furkandı. Zira Bedir’de muvahhid mücahitlerin  yardımına melekler gelmişti. Aynı durum Furkan Savaşı’nda da oldu.  Güvenilir birçok mücahit ve ihlâslı âlim bu duruma şahit olmuştu. Bütün  Gazze halkı da bunu hissetmiş, bunu yaşamıştı. Savaşın ilk dakikalarında  savaş meydanını kaplayan sis, mücahitlere yeniden mevzilenme ve pusu  kurma imkânı vermişti. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Direnen Gazze şeridinde Allah’ın mübarek günlerinden günler  yaşadık. Bu insanların birbirlerine tavsiye ettikleri, âlimlerin,  insanları sebata azmetmek için çokça okudukları ve tefsir ettikleri  Ahzab suresinden ayetlerde tecelli ediyordu.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">“Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan  gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz  Allah hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz.” (Ahzab 10) Evet  siyonist devlet havadan, karadan ve denizden tüm gücüyle üstümüze geldi.  Gerçekten de savaşın şiddetinden ve korkunçluğundan gözlerimiz kaymış,  yürekler hançereye dayanmıştı. Yine “İşte orada iman sahipleri  imtihandan geçirilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.”  (Ahzab 11)</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Gerçekten de diğerleri gibi Filistin’den kaçıp halklarını terk  etmeyi reddeden, Allah’a verdiği sözü yerine getiren ihlâslı mücahit  birçok önder vardı. Savaş meydanlarında kendi halkının ve kardeşlerinin  yanında saf tutanlardan biri de evine isabet eden bombalarla şehit düşen  değerli âlim, hadis üstadı Şeyh Nizar Reyyan ve ailesi ile gizlenmeyi  ya da ülkesini korumasız ve himayesiz bırakmayı reddeden, işini gizlilik  içerisinde yapmaya devam eden, provakatörlere karşı vatandaşlarının can  ve mal güvenliği için çalışan, diğer ülkelerde olduğu gibi daha ilk  kurşunda savaş meydanını terk edip kaçan emniyet güçlerinin aksine  Filistin’in bu pirupak toprak parçasını savunmak için mücahitlerle  birlikte tek saf olmaları yönünde onları emniyet güçlerini organize eden  öğretmen, bakan ve tebliğci Şeyh Said Siyam geliyordu.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Aynı şekilde düşman tankları cesetlerimizi çiğnemeden buradan  geçemez diye yemin eden birçok mücahit genç de sözünü yerine getirdi. Bu  gençler savaşa girerken iki güzel şeyden birisine nail olacaklarını  bilerek savaşa giriyorlardı: ya zafer ya şehadet. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Bu çirkin savaşta düşmanın hedefinden bir şey  kaçmadı</span></strong></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Düşman Furkan Savaşı’nda her şeyi hedef seçti. İnsanı hedef  seçti, 1500‘den fazla Filistinli şehit oldu. Bunların çoğu kadın, çocuk  ve sivillerden oluşuyordu. 5 binden fazla insan ise yaralandı,  yaralılardan yüzlercesi kalıcı yaralarla yaralandı.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Düşman toprağı ve hayvanları hedef aldı. Savaş makineleri  hasadı yaklaşmış yüzlerce dönümlük ekili araziyi ezdi geçti. Bilerek ve  taammüden binlerce hayvan öldürüldü, tavuk çiftlikleri imha edildi.  Fabrika, atölye ve üretim tesisi tahrip edildi. Böylece binlerce  Filistinli geçim kaynağını ve ekmek teknesini kaybetti.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Hatta Allah’ın evi olan camiler bile sağlam kalmadı. İnkârcı  düşmanın gazap ve ölüm kusan savaş uçakları tarafından İslam’a,  Müslümanlara ve Allah’a karşı açılan bir savaş eseri olarak ellinin  üzerinde cami tamamen tahrip edilirken onlarca caminin minare ve kubbesi  bombalandı. Bunu askerlerin geride bıraktıkları dini broşürlerde de  görüyoruz. Bu broşürlerde askerlere Rab adına Rabbin düşmanlarını  korkusuzca ve çekinmeden öldürülmeleri tavsiye ediliyordu: “Kavmi  (Yahudi olmayan insanları) öldürün. Zira onları öldürmek ibadettir.”</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Allah’ın lütfu ve yardımı sayesinde düşman yenilgiye uğrayıp  geri çekildikten sonra geride tank paletleri ve asker cesetlerinin yanı  sıra hezimet ve zillet manzaraları bıraktı. Gazze, zamanın Hülagusu ve  Hitlerinin neler yaptığını gördü.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Gazze halkı halen direniş ve sebat savaşında direnmeye devam  ediyor. İnsanlar işsiz, çünkü fabrikaların çoğu yok edildi. Geri kalan  fabrikalarsa ambargo dolayısıyla yaşanan hammadde sıkıntısı nedeniyle  çalışamıyor. On binlerce yetim çocuk, bu hususta çalışan bazı dernekler  olsa da kendilerine sahip çıkacak kimseler arıyor. Üniversiteler  düşmanın yıktığını onarmaya ihtiyaç duyuyor. Cadde ve sokaklar şiddetli  bombardıman nedeniyle kullanılamaz durumda. Ambargo nedeniyle tamiri de  mümkün değil. Hastalar ise, ambargo nedeniyle dışarıya gidip tedavi  olmaya da dışarıdan gerekli ilaç girişine de izin verilmediğinden  ölüyorlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Ancak bütün bunlara rağmen Gazze halkı Allah’ın izniyle hiçbir  şekilde teslim olmayacaktır. Çünkü Allah’ın yeryüzünde düşmanlarını  cezalandırdığı kamçıları olduğuna inanıyorlar. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Bu ümmet, malıyla ve yardımlarıyla bu direnişçi halkın yanında  yer alacak mı? Hastalarına ilaç bulacak, yetimlerine sahip çıkacak,  çocuklarını eğitecek mi? Böylece savaş meydanındaki mücahitler gibi  zaferden nasibini alacak mı?</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Rabbim bizi rızasına nail olanlardan eylesin. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><em><span style="font-family: Verdana;">(Not: Bu yazı İtidal Yayınalrı tarafından yayına hazırlanan  &#8220;İzzetin Sembolü Gazze&#8221; kitabı için kaleme alınmış ve geçtiğimiz hafta  Özgün Duruş gazetesinde yayınlanmıştır.)</span></em></span></p></blockquote>
<p><span style="font-size: small;"><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maras-gazze.com/palestine/2010/02/09/furkan-savasi-ve-sonrasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

