Parçalama Stratejisinin Geçerliliği
Parçalama Stratejisinin Geçerliliği
Oded Yinon’un 1982 yılında “İsrail İçin Strateji” başlığı altında yazdığı tüm bu senaryoya baktığımızda, çok ciddi, kapsamlı ve uzun vadeli bir “Ortadoğu stratejisi” ortaya çıkmaktadır. Bu, aynı zamanda İsrail’in beka stratejisidir. Yahudi devletinin Ortadoğu’da baki kalabilmek, Haçlıların akıbetinden kurtulabilmek, asla bir “Hıttin” yaşamamak için tüm Ortadoğu’yu yeniden düzenlemesi öngörülmektedir. Ortadoğu’nun, Yahudi devletine güvenlik ve istikrar sağlayacak bir “hinterland”, bir tür “hayat sahası” haline gelmesi hedeflenmektedir. Ancak unutmamak gerekir ki, bütün bölgeyi yeniden inşa etmeye kalkışmak, üstelik bunun için farklı gruplar arasında çatışmayı kışkırtmak, ülkeleri parçalamak, asla güvenlik ve istikrar getirmeyecektir. Huzur ve istikrar ancak, insancıl, adil ve ılımlı bir politika izlenerek inşa edilebilir.
Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkar: Yinon’un yazdıkları, acaba İsrail devlet aygıtının gerçek ve geçerli stratejisi midir, yoksa kendi hayalgücünün mü ürünüdür?
Bu soru, konuyla ilgili önemli isimler tarafından ele alınmıştır ve hemen hepsi de Yinon’un yazdıklarının İsrail’deki “derin devlet”in gerçek stratejisi olduğu konusunda hemfikirdir. Kudüs İbrani Üniversitesi profesörü Israel Shahak, Yinon’un raporunu temel alarak yazdığı The Zionist Plan for the Middle East (Ortadoğu İçin Siyonist Plan) adlı çalışmasında, raporda yazılanların İsrail’in uzun vadeli stratejisinin bir özeti olduğunu vurgular.73 Rapor üzerine eğilen bir diğer ünlü isim, Yahudi asıllı Amerikalı dilbilim profesörü ve siyaset yorumcusu Noam Chomsky de aynı görüştedir. Bertrand Russel Barış Vakfı eski genel sekreteri Ralph Schoenman ise, Oded Yinon’un söz konusu raporunun sıradan bir belge olmadığını, “İsrail’de gerek ordu, gerekse haberalma örgütünün üst kademelerine egemen olan düşünce yapısını” sergilediğini söylemektedir.74
Bunu teyid eden en açık kanıt ise, yaşanmış somut olaylardır. Sözünü ettiğimiz “beka için parçalama” stratejisi, Oded Yinon’un 1982′de yazdığı raporu ile dışarıya sızmıştır belki, ama gerçekte 1950′lerin ortalarından beri Yahudi devletinin gündemindedir ve zaman zaman fiili bir politikaya da dönüşmüştür. İsrail’in Arap ülkelerindeki ayaklanma ve iç savaşlarda oynadığı gizli rol, bunu göstermektedir.





