Lübnan ve Suriye’nin Parçalanması Planı
Lübnan ve Suriye’nin Parçalanması Planı
![]() Siyonistlerin planı, Lübnan ve Suriye’nin parçalanmasını içermektedir. |
Oded Yinon söz konusu raporunda ilk olarak, 1975′ten beri -İsrail’in de kışkırtmasıyla- süren iç savaş nedeniyle zaten fiili olarak parçalanmış olan Lübnan’a değinir:
![]() 1967′den beri İsrail işgali altında bulunan Golan Tepeleri |
Lübnan zaten fiilen var olan beş bölgeye bölünecektir. Bu bölgeler, bir Maruni-Hıristiyan bölgeyi, bir Müslüman bölgesini, bir Dürzi bölgesini ve bir Şii bölgesiyle Haddad’ın milisleri aracılığıyla İsrail’in denetimi altındaki bölgeyi içerecektir.65
Yinon, Lübnan’ı kendisine model alarak, diğer Arap ülkelerinin nasıl parçalanabileceği konusunda şunları yazar:
Lübnan’ın beş bölgeye bölünmesi, Mısır, Suriye, Irak ve Arap Yarımadası dahil bütün Arap alemi için emsaldir ve o yolda da ilerlenmektedir. Sonradan Suriye ve Irak’ın da Lübnan’da olduğu gibi etnik ve dini bakımdan ayrı ayrı bölgelere bölünmesi, İsrail’in uzun vadede doğu cephesindeki birinci hedefidir. Kısa vadedeki hedefi ise bu devletlerin askeri gücünün zayıflatılmasıdır.66
![]() |
Yinon, Suriye hakkındaki öngörüsünü şöyle detaylandırır:
Suriye etnik yapısına uygun olarak, bugünkü Lübnan’da olduğu gibi çeşitli devletlere ayrılacaktır. Böylece kıyıda bir Şii Alevi devleti, Halep bölgesinde bir Sünni devleti, Şam’da buna düşman bir başka Sünni devleti ve Havran, kuzey Ürdün ve belki bizim Golan’da bir Dürzi devleti. Böyle bir devletleşme uzun vadede bölgede barış ve güvenliğin garantisi olacaktır ve bu hedef bugün artık erişebileceğimiz kadar yakındır.67
Yinon, Suriye’nin parçalanmasının bölgede “barış ve güvenliğin garantisi” olacağını söylemekle, kuşkusuz İsrail’in “yok edilme korkusu”ndan kurtuluşunu kastetmektedir. Yinon gibi radikaller, Yahudi devletinin bekasının, ancak Arap devletlerinin çözülüp parçalanması ile mümkün olabileceği yanılgısına kapılmıştır çünkü.(Rapordan, İsrail’in zamanı geldiğinde Golan Tepeleri’ndeki işgalini sona erdirebileceği de anlaşılmaktadır. Yinon’un “bizim” diye tanımladığı Golan’ın, birleşik bir Suriye’ye olmasa da, parçalanmış bir Suriye’nin “bakiye”lerinden birine İsrail tarafından verilebileceği görülmektedir.)
Yinon, Suriye’nin bu tür bir çözülmeye nasıl sürüklenebileceği konusunda fikir yürütürken, ülkedeki Alevi azınlık iktidarının yarattığı gerilime dikkat çeker:
Bugün Suriye ordusunun büyük bölümü Sünnidir, ama başlarında Alevi subaylar vardır. Irak ordusu ise ağırlıklı olarak Şiidir, ama subayları Sünnidir. Bunun uzun vadedeki önemi büyüktür ve bunun içindir ki, ordunun sadakati uzun ömürlü olamaz… İktidardaki güçlü askeri rejim (Hafız Esad rejimi) dışında, Suriye’nin temelde Lübnan’dan hiçbir farkı yoktur. Nitekim bugün Sünni çoğunluk ile iktidardaki Alevi azınlık (nüfusun yalnızca %15′i) arasında sürmekte olan gerçek iç savaş içteki sorunun vahimliğini gözler önüne sermektedir.68








