İsrail’in Arap Dünyasını Çevreleme Stratejisi
İsrail’in Arap Dünyasını Çevreleme Stratejisi
İsrail’in 1950′lerin başında tasarladığı ve uygulamaya koyduğu söz konusu iki politika, yani sömürgecilerle ittifak ve monarşilerin yaşatılması, pek başarılı olmadı. Yahudi devleti, ne Ortadoğu’daki monarşilerin büyük bölümünün birbiri ardına bir “domino etkisi” içinde yıkılmalarını engelleyebildi, ne de yüzyılın ilk yarısında Ortadoğu’yu yönetmiş olan Batılı sömürgeci güçlerin bölgede tutunabilmesini sağlayabildi.
Yahudi devletini kuran ve ilk iki on yılını düzenleyen David Ben-Gurion ve kurmayları, bu noktada daha gerçekçi ve tutarlı bir “beka stratejisi” belirme ihtiyacı duydular. İsrail’in, bir “Müslüman Arap denizi” tarafından bir “ada” gibi çevrelendiği bir gerçekti. Bu durumda yapılacak şey, o Müslüman Arap denizinin ötesine uzanmak, bu denizin “çevresindeki” ülkelerle ittifak imkanları aramaktı. “Çevre stratejisi” adı verilen bu plan, İran ve Etiyopya gibi Arap Ortadoğusu’nun çevresindeki Arap olmayan ülkelerle ittifaklar kurmayı öngörüyordu.





