İsrail ve Sudan İç Savaşı
İsrail ve Sudan İç Savaşı
![]() Hartum rejimine karşı ayaklanma başlatan Anya-Nya örgütünün gerillaları İsrail’de özel eğitime tabi tutulmuşlardı. İç savaş, açlık ve fakirlik gibi önemli sorunlarla mücadele eden Sudan’ın sorunlarının daha da büyümesine neden oldu. |
Mısır’ın güneyinde yer alan Sudan, İsrail’in çevre stratejisinin örtülü yönüne -yani “beka için parçalama” stratejisine 1960′ların hemen başında hedef olmaya başladı. Çünkü o yıllarda, Müslüman Arapların denetimindeki Hartum yönetimine karşı bir iç savaş patlak vermişti ülkede. 15 milyonluk nüfusun 6 milyonunu oluşturan ve ülkenin güneyinde yerleşik olan Hıristiyanlar, Hartum rejimine karşı büyük bir ayaklanma başlattılar. Anya-Nya adlı örgüt tarafından yönetilen ve kısa sürede bir iç savaş halini alan çatışma, Yahudi devletine, beka stratejisini uygulamak için bulunmaz bir fırsat vermişti.
İsrail, Hartum rejimi ile Anya-Nya arasındaki iç savaşa 60′ların ikinci yarısında dahil oldu. 1972′ye dek süren çatışma boyunca, güneyli gerillalara silah ve askeri eğitim sağladı. Gerillalarla kurulan ilk temaslar, Uganda, Etiyopya, Kongo (Zaire) ve Çad gibi komşu ülkelerdeki İsrail Büyükelçilikleri aracılığıyla gerçekleşmişti. Torit’teki İsrail misyonu aracılığıyla kurulan temasın ardından, 30 kadar seçkin Anya-Nya gerillası gizlice İsrail’e götürüldüler ve askeri eğitimden geçirildiler. Anya-Nya ile İsrail arasındaki ilişkileri düzenleyen kişi ise, o sıralar Kampala’daki İsrail Büyükelçiliği’nin başında bulunan Uri Lubrani idi.84
İsrail’in Anya-Nya’ya yaptığı yardım giderek büyüdü. 1971 yılında Hartum’da mahkemeye çıkartılan Rolf Steiner adlı bir Anya-Nya militanı, itirafları sırasında İsrail’in gerillalara yardım ulaştırabilmek amacıyla Uganda-Sudan sınırını rahatlıkla kullanmak için Uganda hükümeti ile anlaşmaya vardığını açıklamıştı.85 Steiner, gerillalara etkili bir biçimde yardım eden tek ülkenin İsrail olduğunu da belirtmişti.86
Hartum yönetimi ile Anya-Nya arasında 1972 yılında yapılan Addis Ababa Anlaşması, iç savaşı sona erdirdi. Bu tarihten 1985 yılına dek süren Cafer Numeyri rejimi ise İsrail’le yakın ilişkiler içine girdi. Numeyri, İsrail’in Ortadoğu vizyonuna uygun bir liderdi çünkü. 13 Mayıs 1982′de Kenya’da İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron ve Adnan Kaşıkçı ile “İran’daki İslami rejimi Mossad kontrollü bir darbe ile devirebilme” konulu gizli bir görüşme yapmıştı.87 Numeyri rejimi sırasında, ayrıca, Mossad Hartum’da bir istasyon kurmuş ve Sudan gizli servisi ile yakın bir iş birliği sağlamıştı.88
![]() Numeyri dönemi, Sudan’ın İsrail ile yakınlaştığı bir dönem oldu. |
Ancak Numeyri’nin devrilmesi ve Sudan’ın 1989 yılında Hasan el-Turabi önderliğindeki İslami hareketin kontrolü altına geçmesinin ardından, Anya-Nya hareketi yeniden silaha sarıldı. Bu kez SPLA (Sudan Halk Kurtuluş Ordusu) adı altında ve John Garang adlı eski bir gerillanın liderliğinde örgütlenen hareket, Sudan yönetimi ile masaya oturmak için “İslam kanunlarının yürürlükten kaldırılması” şartını öne sürdü, parlamento böyle bir ön şartı kabul etmeyince de kanlı bir iç savaş başlattı.
İslami rejime karşı yeniden başlayan ayaklanmanın en büyük destekçisi ise eskiden olduğu gibi yine İsrail’di. Turabi, ayrılıkçıların silahları hangi yollardan sağladığı sorusuna “Ne yazık ki İsrail ve bazı komşularımız bizimle savaşmaları için Garang’ı silahlandırıyor” demişti.89 Zamanla ortaya çıkan bilgiler, Hıristiyan ayaklanmacılara Protestan ve Anglikan kiliseleri tarafından tabutlar içinde getirilen silahların asıl kaynağının İsrail olduğunu ortaya çıkardı. 1994 yazında ortaya çıkan bir habere göre Tel-Aviv’den havalanan silah dolu bir Boeing 707, Uganda’daki Entebbe havaalanına inmiş ve karayolu aracılığıyla taşıdığı yüklü miktardaki silahı, Sudan Halk Kurtuluş Ordusu’na ulaştırmıştı.90 Bu arada John Garang birliklerinin İsrail’de eğitildiği de ortaya çıktı.91 Yahudi devleti, Hartum’daki rejime karşı, bir kez daha Güney Sudan kartını oynuyordu.







