İsrail ve Etiyopya’nın “Anti-İslami” İttifakı
İsrail ve Etiyopya’nın “Anti-İslami” İttifakı
![]() Haile Selassie yönetimi Eritreli Müslümanlara büyük zulüm uyguladı. |
Çevre stratejisi içinde yer alan Etiyopya ile de çok yakın ilişkiler kuruldu. Hatta resmi olmasa da, son derece etkili bir Etiyopya-İsrail askeri ittifakından söz edilebilirdi. Kendine “İmparator” sıfatı veren ve eski ismi Ras Tafari’den esinlenerek “Rastafarianizm” adlı yeni bir din kuran Haile Selassie, Yahudi devletinin yakın dostlarından biri haline geldi.
Etiyopya ile İsrail arasındaki ittifak, en çok Eritre konusu üzerinde yoğunlaşmıştı. Etiyopya’nın kuzeyinde yer alan Eritre bölgesi, Osmanlı devrinden sonra, önce İtalyanların yönetimine geçmiş, 1952′de ise Birleşmiş Milletler tarafından Etiyopya ile federal bir çatı altında birleştirilmişti. 14 Kasım 1962′de ise Etiyopya “İmparatoru” Selassie, Eritre’yi -hiçbir özel statü tanımadan- Etiyopya topraklarına kattığını ilan etti. Eritre’nin önemli bölümü Müslüman olan halkı bunu kabul etmedi ve sonuçta kanlı bir iç savaş başladı. Selassie, “teröre karşı mücadele” adı altında Eritreli Müslümanlara karşı büyük bir baskı ve işkence politikası başlattı. Selassie’nin kanlı rejimi 1974′e kadar sürdü; o yıl “İmparator” Marksist bir askeri darbe sonucunda devrildi ve Albay Mengistu Haile Mariam yeni sosyalist rejimin lideri oldu. Ancak Eritre’ye uygulanan baskı politikası değişmedi; Etiyopyalı “güvenlik güçleri”, Eritre’de bağımsızlık isteyen Müslümanları katletmeye devam ettiler.
![]() |
Eritreli Müslümanlara karşı uyguladığı bu politika ile “anti-İslami” bir stratejik konum ve kimlik kazanan Etiyopya yönetiminin, aynı konum ve kimliğe sahip olan Yahudi devleti ile stratejik bir ittifak içine girmesinden daha doğal bir şey olamazdı. Nitekim Benjamin Beit-Hallahmi’ye göre de, Etiyopya ile İsrail arasındaki “çok yakın” ilişkiler “anti-İslami” bir temele dayanıyordu.57
Etiyopya ile İsrail arasındaki ilişkiler ilk olarak 1952′de kurulan sivil ticaret bağlarıyla başladı. 1956 Süveyş savaşından kısa bir süre sonra bir İsrail temsilcisi, Haile Selassie ve yardımcıları ile görüşmek için Etiyopya’yı ziyaret etti. 1958′de İsrail’in çevre stratejisi gereği “resmi” olarak başlayan Etiyopya-İsrail ittifakı, en üst düzeyde devam ediyordu ve Hallahmi’nin ifadesiyle, “bölgede radikalizasyonu ve Pan-Arabizmi durdurma” mantığı üstüne kurulmuştu.58 İsrailli profesöre göre; “bu ittifakın arkasında yatan ideolojik temel, Etiyopyalılar’ın, İsraillileri de yine kendileri gibi “Müslümanlarla savaş halindeki bir halk” olarak görmeleriydi.”59
![]() Haim Bar-Lev |
Bu ideolojik temel üzerine kurulu olan Etiyopya-İsrail ittifakı, İsrail’in uzman sayıldığı alanları da içeriyordu; silah yardımı ve “halk hareketlerini bastırma” konusunda destek. Etiyopya ordusu, İsrail’den gelen askeri birlikler tarafından destekleniyordu. İsrailli askeri uzmanlar, Etiyopyalı komando birliklerini ve karşı-gerilla (kontrgerilla) timlerini eğitmişti. Hatta Eritre’deki ayaklanmaları bastırmak için “Acil Durum Polisi” adlı 3.100 kişilik bir kontrgerilla timi özel olarak İsrail uzmanlarının eğitiminden geçmişti. Hallahmi’ye göre, “İsrail ve Etiyopya, Eritre Kurtuluş Cephesi’ne karşı girişilen ortak bir savaşın iki partneriydi.”60
![]() Mengistu Haile Mariam |
Haile Selassie döneminde çok sayıda İsrail üst düzey yetkilisi Etiyopya’ya ziyaretlerde bulundu. 1971′de General Haim Bar-Lev komutasındaki askeri uzmanlar Etiyopya’ya gittiler. Daha sonra Etiyopya, Bab-ül Mendep boğazına yakın ve dolayısıyla stratejik önemi yüksek iki adayı, Halep ve Fatıma adalarını İsrail donanmasının kullanımına açtı. İlerleyen yıllarda Haim Ben-David ve Abraham Orly adlı iki İsrailli general Etiyopya ile gizli askeri ilişkileri daha da ilerlettiler.
İsrail ajanları Haile Selassie’ye, ülke içindeki iktidarını koruması için de büyük destek olmuştu. İsrail ordusu eski üst düzey yetkilisi General Matityahu Peled’e göre, Addis Ababa’daki gizli polis üzerinde etki sahibi olan İsrailli ajanlar sayesinde Haile Selassie üç ayrı darbe girişiminden kurtulmuştu.61 Ancak 1974′deki güçlü Marksist darbeye karşı İsrail ajanları fazla bir müdahalede bulunmadılar. Çünkü Selassie’yi indirip yerine Albay Mengistu Haile Mariam’ı oturtan darbe onların istediği standartlara uygun bir yönetim, yani “anti-İslami” bir rejim olacak ve Eritre’ye karşı yürütülen savaşı devam ettirecekti.
Mengistu’nun liderliğindeki yeni Marksist rejim İsrail’le olan ittifakı sürdürdü. 1977 yılında yine İsrailli uzmanların Etiyopyalı kontrgerilla timlerini eğittiği ve Etiyopya rejimine silah sevkiyatı yaptığı ortaya çıkmıştı. Hallahmi’nin ifadesiyle “Etiyopya ile İsrail arasında devam eden ilişki, iki ülkenin de bölgedeki İslami gruplara olan karşıtlığına dayanıyordu.”62 Anti-İslami temel üzerine oturan bu iş birliği, 1990′lara dek sürdü. 1990 yılına gelindiğinde İsrail, “ayrılıkçı militanlara” karşı kullanması için Etiyopya rejimine misket bombaları yolluyordu.63 İsrail’in Eritre’ye karşı yürüttüğü bu örtülü savaş, ancak Eritre bağımsızlık hareketinin İslami bir kimlikten uzaklaşmasından sonra sona erdi.









