Maras-Gazze Omuz Omuza

“Maraşın Savunması Gazze den Başlıyor”
  • Ana Sayfa
  • Filistin
    • Gazzede Son Durum
    • İsrail bugünlere nasıl geldi
    • Gazze’de Görgü Tanıklığı: Dün Ve Yarın
    • Zulüm İklimi Çocukları
    • Şehitler Kervanı
    • İsrail Vahşeti
      • İsrailin Dünya Egemenliği Politikası
      • İsrail’in Batı Emperyalizmine İhtiyacı
      • İsrail-Fransa İttifakı ve Cezayir’in Bağımsızlığı
      • İsrail’in Dostu Olan Ortadoğu Kralları
      • İsrail’in Arap Dünyasını Çevreleme Stratejisi
      • İsrail ve İran Şahı Arasındaki Kanlı İttifak
      • Çevre Stratejisine Genel Bir Bakış
      • İsrail ve Etiyopya’nın “Anti-İslami” İttifakı
      • İsrail’in Ortadoğu Ülkelerini Parçalama Stratejisi
      • Lübnan ve Suriye’nin Parçalanması Planı
      • Irak’ın Parçalanması Planı
      • İsrail’in Mısır, Sudan, Ürdün ve Körfez Ülkeleri Üzerindeki Hesapları
      • Parçalama Stratejisinin Geçerliliği
      • Lübnan İç Savaşında İsrail’in Rolü
      • Yemen ve Umman İç Savaşlarında İsrail’in Rolü
      • İsrail ve Sudan İç Savaşı
      • İsrail ve Çad İç Savaşı
      • İsrail’in Azınlıkları Kışkırtma Stratejisi
  • Maraş
    • Kardeş Maraş
    • Maraştan Gazzeye Selam
  • Hadisler
    • Kütübü Sitte
      • Kıyamet Hakkında
      • Kıyametin Önemli Alametleri
      • Yahudilerin Sonu
      • Genel Hadisler
    • Riyazü’s Salihin
    • Ramuz-ul Ehadis
  • Foto Galeri
  • Video Arşivi
    • Mazlumun Gözyaşları
  • Anketler
  • Iletisim
    • Hakkında
  • O Gün
    • Siyah Bayraklılar

Sabra ve Şatilla Katliamı

admin | 18 Eylül 2009 | 13:55
sabra_satilla_katliami_sorumlusuTarihin Kanla Boyanmış Sayfalarından Biri Sabra ve Şatilla Katliamı
Sabra ve Şatilla katliamının baş sorumlusu Ariel Şorun “Beyrut Kasabı” olarak tarihe geçmiştir.

16 Eylül tarihi ünlü Sabra ve Şatilla katliamının yıldönümüdür. 16 Eylül 1982 tarihinde gerçekleştirilen ve üzerinden 27 yıl geçen Sabra ve Şatilla katliamı Siyonist vahşetin ilk katliamı değildi. Sonuncusu da olmadı. Ama insanlık tarihine geçmiş önemli bir kara lekedir. Siyonist vahşeti daha önceki katliamlarından yeterince tanıyamayan insanlığın bu korkunç katliamla tanıması gerekiyordu. Onun tanınması karşısına geçilip tavır alınmasını, yeni katliamlar gerçekleştirmeye fırsat bulamaması için önünün kesilmesini gerektiriyordu. Ama bu yapılmadı. Dünyanın suskunluğu onu daha da cesaretlendirdi ve kara siciline yeni büyük katliamları yazmaktan çekinmedi. Ama bizim o kara sicili önümüze koymamız, Siyonist vahşeti tanımamız gerekiyor. Tanımaz ve insanlık olarak önüne geçmezsek daha kim bilir kaç Sabra ve Şatilla katliamı gerçekleştirmenin planlarını yapacak, kadınları, çocukları boğazlamanın hayallerini kuracaktır.

Sabra ve Şatilla katliamının baş sorumlusu olduğu için “Beyrut kasabı” olarak tarihe geçen Ariel Şaron göstermelik bir cezalandırmayla ordudaki görevinden azledildi. Ama o sonraki yıllarda işgal devletinin siyaset sahnesinin yıldızı haline geldi. Filistin topraklarını işgal altında tutabilmek için şiddetin her tarzına başvurmakta hiçbir sakınca görmeyen Siyonist işgalcilerin siyasi karizmalarından biri oldu. Dışişleri Bakanlığı’ndan Başbakanlığa kadar çok farklı makamları elde etmeyi başardı. Bu da Siyonist işgalcilerin gözünde itibar kazanmak, onların nazarında yükselmek için elini insanların kanına bulamanın, katliamlar gerçekleştirerek boğazına kadar kanlara gömülmenin ne kadar önem arz ettiğini görmemiz açısından ibret verici. Ama Siyonist teröristlerin gözünde bu derece itibar kazanan Şaron’un yıllardan beri yatağa mahkûm bir şekilde hırlamak zorunda kalması, ölmek isteyip bir türlü ölememesi de bir başka yönden ibret verici.

Şaron insanların adeta koyun gibi doğrandığı vahşi saldırılarda ve katliamlarda kendi rolünü gizleyebilmek için perde arkasından işi kumanda etmeyi tercih etmiştir. Sabra ve Şatilla katliamında da öyle yapmıştır. Bu katliamda kendisi Lübnan’daki İsrail işgal kuvvetlerinin başkomutanıydı. Katliamı planlaması için IDF adlı Siyonist terör mekanizmasının şefi olan General Rafael Eitan’ı görevlendirmişti. Bu General Şaron’un emrinde ve güdümündeydi. Ama Şaron’la direkt irtibatını gizlemeye çalışıyordu. General Eitan katliamın yürütülmesi ve organize edilmesi işini Lübnan’daki Hıristiyan Falanjistler adlı terör örgütüne ihale etti. O zaman bu terör örgütünün liderliğini Dr. Semir Ca’ca yapıyordu ve bu kişi İsrail işgal kuvvetlerinden alacağı siyasi ve maddi desteğin hatırına katliamı infaz işini kabul etti. Böyle bir vahşete imza atmış Ca’a’ın bugün Lübnan siyaset sahnesinde boy gösterebilmesi ise insanlık adına yüz karasıdır. O da katliamda görevlendirilecek Hıristiyan Falanjist militanları organize etme ve başlarında durarak katliam işini bizzat komuta etme görevini Falanjist gaddar Eli Hubeyka’ya verdi. Eli Hubeyka adlı gaddar da etrafına topladığı Falanjist militanlarla katliam işini gerçekleştirdi.

Ne kadar ilginçtir ki katliamın gözcülüğünü yapan Eli Hubeyka daha sonra bildiği bazı gerçekleri açıklayacağını söylemesi üzerine kendisini Sabra ve Şatilla katliamında insan doğrama gözcüsü olarak görevlendiren Siyonist katillerin düzenlediği bir suikast ile öldürülmüştür.

Sabra ve Şatilla katliamında her ne kadar infaz işi Lübnanlı Falanjist militanlara yaptırılmış olsa da yukarıda da ifade ettiğimiz üzere o dönemde Lübnan’ı işgal altında tutan Siyonist işgal güçlerinin gözetiminde ve istekleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bu husus Lübnan yönetiminin olayla ilgili tüm araştırmalarında belgelendiği gibi İsrail işgal devleti tarafından da zımnen itiraf edilmiştir.

Fakat işgal devleti Şaron’un katliamdaki sorumluluğunu doğrudan bir sorumluluk olarak değil de “ihmal” olarak nitelemiştir. Oysa Şaron’un sorumluluğu sadece bir ihmal değil doğrudan katliamı planlama ve Falanjist militanlara ihale ederek gerçekleştirilmesini sağlama sorumluluğuydu. Eğer öyle olmasaydı o zaman katliamın gerçekleştirildiği mülteci kamplarını sıkı bir gözetim ve denetim altında tutan İsrail işgal kuvvetlerinin haberi ve bilgisi olmadan böyle bir şeyin gerçekleştirilmesi mümkün olamazdı.

Sabra ve Şatilla katliamının insanlık tarihinin şahit olduğu katliamların en vahşilerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Katliamın gerçekleştirilmesi işe şöyle oldu: İşgalci Siyonist askerler 16 Eylül 1982 tarihinde Filistinli mültecilerin kaldığı ve Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde bulunan Sabra, Şatilla ve Burc el-Beracine kamplarını buralarda ikamet edenlerin herhangi bir yere kaçmalarını önleyecek şekilde kuşatmaya aldılar. Arkasından Lübnanlı Falanjist milisler Siyonist askerlerin gözetimi altında kamplara girerek büyük bir katliam gerçekleştirdiler. Lübnan hükümetinin açıklamasına göre bu katliamda toplam 991 kişi öldürüldü. Bunlardan sadece 328 kişinin kimliği tespit edilebildi. Saldırganlar öldürdükleri kişilerin cesetlerini tanınmaz hale getirdiklerinden çoğunun kimliği tespit edilemedi.

Katliam sonrasında hazırlanan raporlarda ifade edildiğine göre 16 Eylül 1982 akşamı katliamı gerçekleştiren Falanjist milislerden biri söz konusu kampları kuşatma altında tutan Siyonist güçlerin subaylarından biriyle irtibat kurarak, yanında 45 kişinin olduğunu bunlar hakkında ne yapacağını sordu. Siyonist subay: “Tanrının istediğini yap” cevabını verdi. Raporda bildirildiğine göre Falanjist milis aynı soruyu ikinci kez sorduğunda Siyonist subay: “Onlar hakkında ne yapılması gerektiğini çok iyi biliyorsun. Bir daha bu hususu bana sorma” cevabını verdi. Bu cevap Siyonist askerlerin Falanjist milislerle önceden anlaştıklarını, onlara gerekli talimatı verdiklerini ve sadece dünya kamuoyu önünde kendilerini temize çıkarmak için bir gerekçelerinin olması amacıyla bu katliamı kendi elleriyle gerçekleştirmekten kaçındıklarını bütün açıklığıyla göstermektedir.

Siyonist güçlerin 1982 Lübnan işgali esnasında gerçekleştirdiği tek katliam Sabra ve Şatilla katliamı değildir. Başkent Beyrut’a havadan yağdırdıkları bombalarla bu şehirdeki yüksek binaları içinde kalanların üzerine yıktılar. Bu işgalin ve saldırının gayesi sözde, o zaman Lübnan’a üs kurmuş olan FKÖ militanlarını oradan çıkarmaktı. Ama Siyonist vahşet Lübnanlı – Filistinli, gerilla – sivil, kadın – erkek, çocuk – büyük, yaşlı – genç ayrımı yapmadan herkesi kuşattı.

1982′de Sabra ve Şatilla katliamını gerçekleştiren işgalci Siyonistler Lübnan’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Başta çoğu kadın ve çocuk 108 kişinin öldürüldüğü Kana katliamı olmak üzere daha birçok katliam da Siyonistlerin Lübnan topraklarında gerçekleştirdiği katliamlardandır.

Kategori
Direniş, Fetih, Filistin Toprakları, Filistinli esirler, Fitne, Katliamlar, İnsanlık Dramı
Tags
ariel şaron, beyrut, beyrut kasabı, falanjist, hıristiyan, işgal, israil, kan, Katliam, lübnan, militan, sabra, şatilla, tarihin, terör, zulüm
RSS Yorumlar
RSS Yorumlar
Trackback
Trackback

« Kaddumi “Fethu’l-Asale” İsimli Yeni Bir Oluşumu İma Etti Gözünüz, Kulağınız Kudüs’te Olsun »

Leave a Reply

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Anket

Türk Askerinin Caydırıcı Gücü Gazzede Barışı Korumalımıdır.

Sonuçları İzle

Loading ... Loading ...
  • Polls Archive

Katagoriler

  • Ahir Zaman (21)
  • Ambargo (386)
  • Araplar (29)
  • Barışın Teminatı (14)
  • Batı Yaka (143)
  • Boykot (19)
  • Çuval Hadisesi (1)
  • Davos Gündemi (8)
  • Direniş (314)
  • Ergenekon (5)
  • Fetih (62)
  • Filistin Toprakları (498)
  • Filistinli esirler (60)
  • Fitne (117)
  • Gazze Yanıyor (375)
  • Gazzede Yaşamak (340)
  • Gazzeden Mektuplar (7)
  • Gazzenin Sevinci (6)
  • Genel (2)
  • Hamas (275)
  • Her Şey Gazze İçin (387)
  • İnsanlık Dramı (457)
  • İslami Cihad (264)
  • İsrail Oyunları (413)
  • İsrailiyat (294)
  • Kardeş Maraş (6)
  • Katliamlar (46)
  • Kudüs (101)
  • Kuran İşaretleri (9)
  • Mehdi Hakkında (1)
  • Mescidi Aksa (64)
  • Mısır Kapısı (60)
  • Önemli Hadisler (9)
  • Rachel Corrie (2)
  • Ramallah (50)
  • Siyonist İşgalci Zindanları (29)
  • Tehcir (1)
  • Tekfirci Zihniyet (1)
  • XXXX Cola (2)
  • Yardım gemisi (49)
  • Yardım Kuruluşları (60)
  • Yardımlar (58)

Bağlantılar

  • Ahmet Bulut
  • Anket Merkeziniz
  • Beklenen Mehdi
  • Cemal Nar Hoca Web Sitesi
  • Doğal Enerji
  • Doğal Haber Merkezi
  • Doğal Marketim
  • Doğal Zayıflama
  • Doğru Yayıncılık
  • Ezan Vaktinizi Öğrenin
  • Filistin Haber
  • Güncel Haberler
  • Haber Vakti
  • Hayır Hasenat Vakfı
  • Hilal TV
  • Özgün Konular
  • Vahdet Web Sitesi
  • “Filistindeki Savaş Bitsin Artık ” İmza Kampanyası

Meta Tag

abbas abbas milisleri Ambargo Batı Yaka Direniş Fetih filistin filistin halkı filistinli furkan savaşı gazze Hamas ihh insanlık suçu israil işgal işgalci işgal devleti işgal güçleri işgal ordusu kassam konvoy Kudüs kuşatma Mescidi Aksa mısır netanyahu rafah Ramallah saldırı savaş Siyonist siyonist işgal siyonistler türkiye Yahudi Yardımlar zulüm özgürlük özgürlük filosu özgürlük konvoyu ümmet ürdün İnsanlık Dramı Şehit

Son Yorumlar

  • Mısır’ın Ördüğü Duvar Daha Şimdiden Can Almaya Başladı için Tory Edgerly
  • Mavi Marmara’nın Kaptanı Konuştu: İsrail Operasyonu Yanlış Yönetti için kamera sistemleri
  • Hayatın Anlamı Nedir? için Rhonda Gauna
  • EGEMEN BAĞIŞ ÇUVAL KRİZİNİ GÜNLERİNİ ANLATTI için oyun
  • Allah’ın Kılıcı (SEYFULLAH) Lakabıyla Tanınan Hâlid bin Velid için şevket

Son Eklenenler

  • Siyonist Komutan: “Kitle İmha Silahlarının Kullanılacağı Savaşlar Kapıda”
  • Hukuk Çevrelerinin BM Palmer Raporuna Tepkileri Sürüyor
  • İsrailliler Filistin’in bağımsızlığı için yürüdü (Hürriyet)
  • Hamas ile Fetih arasında anlaşma sağlanmasına rağmen İşgal Yönetimi: “Abbas Güçleriyle Koordinasyon Devam Ediyor”
  • Anan: “Mısır’ın Rafah İle İlgili Kararına “İsrail”in Karışma Hakkı Yok”

Arşiv

  • Eylül 2011 (2)
  • Haziran 2011 (1)
  • Mayıs 2011 (2)
  • Nisan 2011 (5)
  • Mart 2011 (1)
  • Şubat 2011 (12)
  • Ocak 2011 (9)
  • Aralık 2010 (17)
  • Kasım 2010 (3)
  • Eylül 2010 (3)
  • Ağustos 2010 (12)
  • Temmuz 2010 (12)
  • Haziran 2010 (31)
  • Mayıs 2010 (29)
  • Nisan 2010 (10)
  • Mart 2010 (12)
  • Şubat 2010 (32)
  • Ocak 2010 (32)
  • Aralık 2009 (35)
  • Kasım 2009 (34)
  • Ekim 2009 (23)
  • Eylül 2009 (25)
  • Ağustos 2009 (53)
  • Temmuz 2009 (42)
  • Haziran 2009 (29)
  • Mayıs 2009 (34)
  • Nisan 2009 (36)
  • Mart 2009 (16)
  • Şubat 2009 (33)
  • Ocak 2009 (4)

RSS Maras-Gazze Omuz Omuza

  • Siyonist Komutan: “Kitle İmha Silahlarının Kullanılacağı Savaşlar Kapıda”
  • Hukuk Çevrelerinin BM Palmer Raporuna Tepkileri Sürüyor
  • İsrailliler Filistin’in bağımsızlığı için yürüdü (Hürriyet)
  • Hamas ile Fetih arasında anlaşma sağlanmasına rağmen İşgal Yönetimi: “Abbas Güçleriyle Koordinasyon Devam Ediyor”
  • Anan: “Mısır’ın Rafah İle İlgili Kararına “İsrail”in Karışma Hakkı Yok”
  • Gazze’ye Yeni Saldırı: Siyonistlerin Başarısızlığı ve Filistinlilerin Direnişi
  • BM Yetkilisi Filistinli Esirlerin Korunmasını İstedi
  • Hukuk Uzmanı: “Ramallah Zindanlarında Bulunan Tutukluların Durumu Çok Kötü”
  • İsrail’in İnsani Yardım Filosunu Engelleme Çabaları Sonuç Vermeyecek
  • Adli Tıp Kurumu: “İşgal Ordusu Son Gazze Saldırılarında Beyaz Fosfor Kullandı”

Online Kullanıcılar

4 Users Online

Son yönlendirenler

  • - luvjust.i(...)p144.html
  • - luvjust.i(...)p138.html
  • - lovesrea.(...)ap90.html
  • - luvjust.i(...)p132.html
  • - luvjust.i(...)p126.html

En Çok Kullanılan Tarayıcılar

  • - IE 6
  • - IE 8
  • - IE 7
  • - Firefox 3
  • - IE 5

En Çok kullanılan İşletim Sistemleri

  • - WinXP
  • - Win2000
  • - Win2008
  • - WinVista
  • - Win95

Çevrimiçi Ziyaretçiler

  • 02 ziyaretçi çevrimiçi
  • destekleyen WassUp
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox