Şehadetin Milletime Uğurlu Olsun Başkanım.Mekanın Cennet Olsun.
admin | 27 Mart 2009 | 16:34Muhsin Yazıcıoğlu Başkanın Kendi Sesinden Üşüyorum.Allah Mekanını Cennet Etsin İnşallah.Şiirin sözleri İçin okuyunuz.
Muhsin Yazıcıoğlu Başkanın Kendi Sesinden Üşüyorum.Allah Mekanını Cennet Etsin İnşallah.Şiirin sözleri İçin okuyunuz.
Filistin Enformasyon Merkezi
1948 yılında işgal edilmiş topraklardaki İslamî Hareket’in lideri Şeyh Raid Salah, aşırı Siyonistlerin Ummu’l-Fahm’da yapmaya çalıştıkları yürüyüşü Filistin halkının direnişi karşısında birkaç saniye içinde bitirmek zorunda kaldıklarını ve yürüyüş için gelenlerin toplandıkları gibi dağıldıklarını söyledi. Salah, 2500 kişilik bir işgal gücünün de Filistinler arasında terör estirmek, Filistinlilerin onurlarını kırmak ve duygularıyla oynamak için bölgeye yerleştiklerini sözlerine ekledi.
İşgal güçleri Gazze savaşında ambulansları ve saglık ekiplerini özellikle hedef aldı.
Siyonist işgal devletinde faaliyet gösteren insan hakları örgütlerinden “İnsan Hakları İçin Doktorlar Örgütü”, İsrail ordusunun Gazze savaşında insan haklarını ihlal ettiğini, buradaki sağlık merkezlerini vurarak ve sağlık ekiplerinin yaralılara ulaşmasını engelleyerek de tıp alanındaki ahlaki ilkeleri çiğnediğini bildirdi.
Şehid Ahmed Yasin, hayatıyla da ölümüyle de müminlere örnek oldu.
Kutsal Direnişin Manevi Lideri: Şeyh Ahmed YasinFilistin’de işgale karşı iki ayrı intifadanın öncülüğünü yapan, vücudunun felçli olmasına rağmen Allah yolunda mücadeleden, direnişten geri kalmayan büyük insan, büyük lider, Hamas’ın manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin Siyonistlerin düzenledikleri bir suikast neticesi 22 Mart 2004 tarihinde hayatını kaybetti. Şeyh Yasin, evinin yakınındaki camide sabah namazını kılmasının ardından işgalci Siyonistlerin helikopterleri tarafından fırlatılan füzelere hedef olarak şehit oldu. Saldırıda ikisi Ahmed Yasin’in yardımcısı olmak üzere dört kişi daha hayatını kaybetti.
Düşmana inat,
bir gün fazla yaşamak
N. Hikmet
Neden İsrail, 1967 Savaşı, 6 Gün Savaşı, ile Batı Şeria, Golan Tepeleri ve Sina yarımadasıyla birlikte işgal ettiği ve 38 yıllık işgalin ardından kendi rızasıyla terk ettiği bu küçük toprak parçasına, Gazze’ye, 3 yıl aradan sonra büyük ve yıkıcı bir öfkeyle girdi? İsrail’i uluslar arası savaş hukukunu ayaklar altına almaya, uluslar arası yapıları, BM, İKÖ ve Arap Birliği gibi, lüzumsuzlaştırmaya, 22 günde binlerce sivile ve sivil hedefe kimyasal silahlar dahil ileri teknoloji ile acımasızca saldırmaya sevk eden neydi? Bu nasıl bir öfke idi ki, yasaklanmış fosfor bombalarıyla öldürülmüş bebek enkazlarının(!) yaraladığı dünya vicdanının kendi (İsrail’in) meşruiyetini tartıştığı bir sorgulama sürecine maruz kalmayı göze aldırdı? Belki çatışmanın bir tarafı olarak İsrail’in, savaş hukukunu bir kenara bırakmasını izah etmek, ahlaki olmasa bile anlaşılabilir bir şeydi ama Mısır’ın tutumu nasıl yorumlanmalıydı?
Hâlid bin Velid, Kureyş arasında süvâriliği ve askerliği ile tanınırdı. Bedir ve Uhud savaşlarında henüz Müslüman olmadığından düşman birliklerinden birinin kumandanıydı. Hudeybiye’de de düşman tarafında idi.Hâlid bin Velid, Peygamber efendimizin sözlerini haber alınca, İslâma meylı arttı. Peygamberimizin yanına gitmek için hazırlandı. Bu durumu kendisi şöyle anlatıyor:
“Allahü teâlâ, benim hayrımı dilediği zaman, kalbime İslâmiyet sevgisini düşürdü. Beni, hayır ve şerri anlayacak hâle getirdi. Kendi kendime dedim ki:
Ey müslümanlar.Ey Allahın kulları.Ey Ümmeti Muhammed.Bu Yahudi kafirler Kuranda da söylendiği gibi yeryüzünün bozguncuları görevini çok iyi yerine getiriyolar.Bunlar içlerinde yanlış yapıp yanlışta ileri gidenlere dur diyecek kimseleri olmayan bir kavimdir.Durması konusunda içine korku salacak bir eylemde bulunmadığın takdirde kendisine zarar verecek düzeyde riskli bir hareket yapan akıldan yoksun çocuklar gibidirler.Yaktıkları ateşin içinde kalacaklarını gözlerinin görebilmesi için ellerinin ateşe değmesi gerekiyor.Ateş onları yakmadığı sürece yanlışta ve Kuranın tabiriyle nefislerine zulümde durmayacak bir sapkınlık içerisindeler.
Kaynak : http://www.milliyet.com.tr/Yazdir.aspx?aType=SonDakikaPrint&ArticleID=1046926
İsrailli parlamenter Avigdor Lieberman, Gazze’ye atom bombası atılmasını istedi. İsrail’de yayınlanan Jerusalem Post gazetesinin haberine göre, aşırı sağcı siyasetçisi Lieberman, Hamas iktidarda olduğu müddetçe İsrail’in güvende olamayacağını söyledi ve kente atom bombası atılmasını istediğini ima etti. “Hamas’a karşı ABD’nin II. Dünya Savaşı’nda Japonya’ya yaptığını yapalım” diyen Lieberman, “Gazze’yi işgal etmek gereksiz” dedi.
Bu mesajı okuyun
İşgal güçleri, Gazze’ye ikinci bir saldırı yapabilecekleri tehdidinde bulunuyor.İşgal ordusunda görev yapan üst rütbeli bir subay, Gazze savaşının sona ermesinden sonra Gazze’de yeni hedefleri bulmak ve burada aktif olarak faaliyette bulunan direniş gruplarıyla ilgili bilgi toplamak için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.
İşgal devletinde yayın yapan Kanal-10 televizyonu verdiği haberde söz konusu subayın konuyla ilgili şu sözlerini aktardı: “Gazze savaşında tükenen hedef bankamızı yenilemeye başladık. İsrail ordusu, atılan füzelere karşılık vermek için Gazze’ye saldırmakta bir an bile tereddüt etmez.”
Devam eden işgalci kuşatma yüzünden Gazze’de yaşanan drama dünya suskun.Filistin Hukuk Merkezi, hazırladığı haftalık insan hakları ihlalleri raporunda, işgal güçlerinin geçen hafta içinde de Filistin halkına karşı kaçırma, tutuklama, kuşatma ve ambargo uygulamalarına devam ettiğini belirtti.
26 Aralık 2008 ile 4 Ocak 2009 tarihleri arasındaki dönemi esas alan rapor, işgal yönetiminin Gazze halkını toplu cezalandırma, Batı Yaka’da da utanç duvarı yaparak Filistin halkına baskı ve Kudüs şehrini Yahudileştirme uygulamalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Son Yorumlar