Eşref Paşanın Suikasti Arkasındaki Sır
admin | 17 Şubat 2009 | 11:54Uçağının düşmesi sonucu şehit olan eski Jandarma Genel Komutanı Org.Eşref Bitlis’in 1992 yılında Fransa’ya yaptığı resmi ziyaret görüntüleri, ölümünün 16. yılında gün yüzüne çıktı.
Bitlis’in en güvendiği komutanlar arasında gösterilen ve terör örgütünün suikastı sonucu şehit edilen Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın da Bitlis’in heyetinde yer aldığı görülüyor.
Dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in 1992 yılında Fransa’ya yaptığı ziyarette, heyette bulunan bir isim dikkatlerden kaçmıyor; Tuğgeneral Bahtiyar Aydın. Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Bitlis Paşa’nın şehit olduğu 17 Şubat 1993′teki olaydan 7 ay sonra 22 Ekim 1993 tarihinde suikast silahı Kanas ile şehit edilmişti. Bahtiyar Aydın’ın, kendisinden 7 ay önce şehit olan Bitlis’in en güvendiği komutanlardan biri olduğu bir süre önce gündeme gelmişti.
Görüntülerde Fransa jandarmasının toplumsal olaylara yönelik yaptığı tatbikatını da izleyen Eşref Bitlis’in ziyareti tüm detayları yer alıyor. Cihan Haber Ajansı’nın elde ettiği görüntülerde; Eşref Bitlis’e kılıç hediye ediliyor. Oldukça samimi geçen görüşmelerde Bitlis Paşa da, Fransız yetkiliye semazen maketi hediye ediyor. Ziyaret süresince Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın Bitlis’in yakının bulunması dikkatlerden kaçmıyor. Ziyarette ayrıca Türk heyeti, Fransız jandarmasının toplumsal olaylara müdahaleyi içeren tatbikatı izliyor. Bitlis Paşa’nın eşi Şükran Bitlis de, Fransa ziyaretine eşlik ediyor.
-UÇAK DÜŞMESİNE İLİŞKİN ÇELİŞKİLİ RAPORLAR-
Eşref Bitlis’in uçağının 17 Şubat 1993 yılında Ankara Yeni Mahalle Posta İşletme Merkezi’ne düşmesine, 03 Nisan 1997 tarihli TBMM Susurluk Komisyon Raporu’nda geniş yer ayrılmıştı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kaza Kırım ve Uçuş Kurulu raporuna göre 10011 numaralı Beechcraft Super Kıng Air B 200 tipi uçağın buzlanma sonucu düştüğü belirtilmişti. İTÜ öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan raporda ise, buzlanmaya ilişkin “yeterli ve tatminkar” bir delilin olmadığı vurgulanmıştı. “Sabotaj ihtimali gözden ırak tutulmamalıdır” denilen Susurluk Raporu’nu hazırlayan komisyona 18 Şubat 1997 tarihinde ifade veren Hüseyin Oğuz da, Eşref Bitlis’in, uçağın içine pilot elbisesi ile sokulan C-4 bombası ile öldürüldüğünü, Bursalı nöbetçi bir askerin de bunu gördüğünü iddia etmişti.
Hüseyin Oğuz, 19 Ocak 2009 tarihinde Sabah Gazetesi’nden gazeteci Ecevit Kılıç’a verdiği röportajda da; Yüksekova çetesini araştırırken sorguladığı JİTEM mensubu K.B. isimli PKK itirafçısının “Bahtiyar Aydın’ı bizim arkadaşlar öldürdü.” dediğini öne sürmüştü. Oğuz, aynı itirafçının, Eşref Bitlis Paşa’nın öldürülmesinde de rollerinin bulunduğunu itiraf ettiğini iddia etmişti. Aydın Paşa’nın vurulmasına ilişkin yürüttüğü soruşturmadan “Devlet zarar görür” denilerek el çektirildiğini ileri süren Hüseyin Oğuz, Bahtiyar Aydın’ın neden öldürüldüğüne ilişkin soruya, “Çünkü, eroin kaçakçılığıyla mücadele ediyordu. Silah kaçakçılığına da engel oluyordu. Yani rantlarını kesiyordu. Bir de bölge halkının yanında olan bir generaldi. Halkla iç içeydi. Sürekli halkın kazanılması gerektiğini söylüyordu. Terörle mücadelenin halkın desteğiyle biteceğini, bunun için de örgüte katılımları engelleyecek önlemlerin alınmasından ısrar ediyordu.” cevabını vermişti.. Oğuz, suikastte kullanılan Kanas marka silahın da, TSK kayıtlarındaki bir silah olmadığını, kaçakçılar aracılığıyla Türkiye’ye sokulduğunu öne sürmüştü.
(CİHAN)
İsmet Sezgin: Bitlis’in olduğu uçakta ben de olabilirdim
Yarın, herkesin kuşku ile baktığı bir uçak kazasına kurban giden Orgeneral Eşref Bitlis’in ölüm yıldönümü. Dönemin İçişleri eski Bakanı İsmet Sezgin, 15 yıl sonra GAZETEPORT’a açıkladı. Sezgin “ Eşref paşa ile Diyarbakır’a birlikte gidecektik. Ben grup toplantımız olduğu için ertesi gün gitmek için ısrar ettim. Ama o denetime katılacağını söyleyip izin istedi ve gitti. Sonra uçak kazasının haberi geldi. Beraber gitsek belki ben de ölecektim ’’ dedi.
Emin ÖZGÖNÜL
ANKARA – Orgeneral Eşref Bitlis, Jandarma Genel komutanıydı. 17 Şubat 1993 günü askeri uçakla Diyarbakır’a giderken uçağının Ankara yakınlarında düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Bugün bile “Kaza mı suikast mi?’’ tartışmalarının yapıldığı bu olay hakkında, dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin konuştu. Sezgin, “Diyarbakır’a beraber gidecektik, ama beni beklemedi. O uçakta ben de olacaktım ve belki ben de ölecektim’’ dedi.
İsmet Sezgin, olayın 15’inci yıldönümünde GAZETEPORT’a yaptığı açıklamada “ Eşref paşa benim çok sevdiğim ve çok iyi anlaştığımız bir komutandı. Bir gün önce görüştük. Diyarbakır’a da birlikte gitmeye karar vermiştik. Ben ertesi gün grup toplantımız olduğu için, seyahati bir gün sonraya almamızı istedim. Ama o önemli işleri olduğunu ve denetime katılacağını söyleyip izin istedi ve ertesi sabah hareket etti. Sonra uçak kazasının haberi geldi. Beraber gitsek, belki ben de ölecektim ’’ dedi. Sezgin olayın ardından çok spekülasyon yapıldığını da vurgulayarak, “Askeri ve sivil yetkililer, bilirkişiler her ihtimali detayları ile inceledi. Ama tüm bu incelemelerden olayın kaza olduğu sonucu çıktı’’ dedi.
BİTLİS KİMDİR?
1933 yılında Malatya’da doğan Bitlis, 1952 yılında Kara Harp Okulu’ndan Teğmen rütbesi ile mezun oldu. 1966 yılında Kara Harp Akademisini tamamladı. Almanya’da dil eğitimini tamamladıktan sonra 1969 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun oldu. 1973′de Alman Harp Akademisi’ni tamamladı. 1978′de Tuğgeneral oldu ve Bolu Komando Tugay Komutanlığına getirildi. 1982′de Tümgeneral ve Kıbrıs 28. Tümen Komutanı oldu. 1986′da Korgeneral rütbesi aldı. 1988′de Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı oldu. 1990′da Orgeneralliğe terfi etti daha sonraJandarma Genel Komutanlığı’na atandı. Bitlis bölgede konuşlanmış durumda bulunan Çekiç Güç Kuvvetlerinin Türkiye’den ayrılması gerektiğini savunmuş ve ABD’nin Kuzey Irak’da Kürt Devleti oluşturmaya çalıştığını söylemişti. 17 Aralık 1992′de Çekiç Güç’e bağlı Amerikan savaş uçakları, kendilerine bildirildiği halde Irak’ın Selahattin kentine gitmekte olan Bitlis’in helikopterine taciz uçuşu yaparak helikopterini inişe de zorlamıştı. Eşref Bitlis 17 Şubat 1993′de uçağının düşmesi sonucu öldü.
GÜREŞ: O BENİM GÖZBEBEĞİMDİ
Bitlis’in öldüğü gün Genelkurmay Başkanı olan emekli Orgeneral Doğan Güreş olay yerine giderek inceleme de yaptı. Güreş, bu olay için şunları söyledi:
“O günlerde kuvvet komutanlarıyla birlikte İzmir’e gidecektik. Eşref Bitlis, “Komutanım Güneydoğu’da bir operasyon yapılacak. Ben de gideyim başlarında bulunayım. Uçağım arızalı, Kara Kuvvetleri bana uçak verebilir mi?” dedi. İzmir’e gitmesi gerekirken gitmedi. Uçağı başka yerden alındı. Bu kadar kısa sürede sabotaj nasıl hazırlanır? Kesinlikle buzlanma sonucu kaza oldu. Kaza kırım uzmanlarının raporu ortada, bizzat kendim giderek dinledim. Eşref Paşa benim gözbebeğimdi. Elinde telefon gece-gündüz Güneydoğu’dan beni arardı. “
ÖZBEK : O RAPORLAR YETERSİZ
Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde Eşref Bitlis’in Genel sekreterliği görevinde bulunan, Emekli Tümgeneral Osman Özbek, kaza ile ilgili kuşkular ve iddialar konusunda şunları söyledi:
“Eşref Bitlis, PKK ile mücadelede hükümet tarafından özel yetkilerle donatılmış bir komutandı. Talabani ve Barzani ile ilişkileri yürütüyordu. Onları Ankara’ya çağırırdı. ABD ve İngiltere bundan rahatsız oldu. Komutan öldükten sonra Talabani ve Barzani Washington’a çağırılmaya başlandı. Ben uçağın neden düştüğünü bilmiyorum. O raporlar da yeterli değildir. Yanlıştır da demiyorum. Ama yeterli değildir. Ben bir doktora gidersem 4 ayrı hastaneye gidiyorum. GATA’ya gidiyorum, diğer hastanelere gidiyorum.’’

BİTLİS KİMDİR?
Bitlis’in öldüğü gün Genelkurmay Başkanı olan emekli Orgeneral Doğan Güreş olay yerine giderek inceleme de yaptı. Güreş, bu olay için şunları söyledi:




